Bestekar Sok. No:65/21Kavaklıdere, Ankara

Yeni bir çözüm yöntemi artık mümkün!

Omurilik felci yaşayan bireyler için yıllar boyunca “artık yapılabilecek bir şey yok” cümlesi çok sık duyuldu. Günümüzde ise bilim, hasarlı bölgeyi onarmak yerine; sağlam kalan potansiyeli nasıl kullanabileceğimizi sorgulamaya başladı.

Elektriksel omurilik uyarımı, her hastada aynı sonucu vermese de, bazı bireylerde yeniden ayağa kalkabilme ve adım atabilme ihtimalini gündeme getiren, bilimsel temelli bir yaklaşımdır. Bu da pek çok hasta ve yakını için umut kavramını daha gerçekçi bir zemine taşımaktadır.

Soru: Omurilik felci kalıcı mıdır?

Cevap: Omurilik yaralanması veya omuriliği etkileyen bir hastalık sonrası gelişen felç durumunda, ilk 6–12 ay içinde sınırlı da olsa kendiliğinden iyileşme görülebilir. Klinik çalışmalara göre bu dönemde hastaların yaklaşık % 20–40’ında farklı derecelerde fonksiyonel kazanımlar rapor edilmiştir.

Ancak 12 ayı aşan ve belirgin iyileşme göstermeyen felç durumlarında, hasarlı omurilik dokusunun kendiliğinden onarılması beklenmez. Bu, bugüne kadar yapılan insan çalışmalarıyla da ortaya konmuştur.

Soru: Omurilik felcinin bugüne kadar bilinen kesin bir tedavisi var mı?

Cevap: Hayır. Güncel tıbbi bilgiler ışığında, hasar görmüş omuriliğin anatomik olarak tamir edilmesini sağlayan kanıtlanmış bir tedavi yöntemi yoktur.

  • Omuriliğin kesilen uçlarının cerrahi olarak dikilmesi mümkün değildir.
  • Kök hücre tedavileri, omurilik hasarında klinik olarak etkili bir sonuç göstermemiştir.
  • Literatürde kök hücrelerin başarıyla kullanıldığı alanlar ağırlıklı olarak bazı hematolojik hastalıklarla sınırlıdır.
Soru: Omurilik Elektriksel Uyarımı nedir?

Cevap:Omurilik Felci Hastalarında Omuriliğin Elektrikle Uyarılması Yöntemi”, omuriliğin hasarlı bölgesini onarmayı değil, hasarın altında kalan ve anatomik olarak sağlam olan sinir ağlarını elektriksel olarak uyarmayı hedefleyen bir yaklaşımdır.

Bu yöntemle amaçlanan:

  • Beyinle bağlantısı zayıflamış olan yürüme ile ilişkili sinir hücre gruplarını aktive etmek,
  • Hastanın dış destekle veya sınırlı destekle fonksiyonel hareketler yapabilmesine katkı sağlamaktır.

Uluslararası yayınlarda bildirilen sonuçlara göre: Uygun hasta gruplarında elektriksel omurilik uyarımı sonrası,

  • Yaklaşık % 40 oranında ayakta durma sırasında kas aktivasyonu,
  • Yaklaşık % 40 oranında adım benzeri fonksiyonel hareketler,
  • Mesane, barsak ve dolaşım fonksiyonlarında daha düşük oranlarda ikincil iyileşmeler

Bu oranlar tabii ki hasta seçimine, hasarın düzeyine ve rehabilitasyon sürecine göre değişkenlik gösterir ve fakat bu çalışmalar çoğunlukla çok küçük (örneğin 3–4 hasta) gruplara dayanmaktadır.

Soru: Bu yöntem kimler için uygun olabilir?

Cevap:

  1. Omuriliği tam kopmamış hastalar
  2. Hasarın altında en azından sınırlı sinir iletimi bulunanlar
  3. Yaralanma üzerinden en az 12 ay geçmiş ve tablo stabil hale gelmiş olanlar
  4. Rehabilitasyon sürecine aktif katılım gösterebilecek genel sağlık durumuna sahip bireyler
Soru: Kimler için uygun değildir?
  • Omuriliğin tam kesildiği veya anatomik bütünlüğün tamamen kaybolduğu durumlar
  • İleri enfeksiyon, aktif sistemik hastalık veya cihaz uygulanmasına engel durumlar
Nasıl Uygulanır?

Omurilik Elektriksel Uyarımı Süreci:

  1. Hasta değerlendirmesi

Nörolojik muayene

MR ve elektrofizyolojik testler

  1. Cilt üstüne uyarıcı yerleştirilmesi

Programlanabilir bir elektrod sistemi

  1. Kişiselleştirilmiş ayarlama

Elektriksel uyarının frekans ve şiddeti hastaya özel belirlenir

  1. Rehabilitasyon ile birlikte kullanım

Uyarım tek başına değil, fizik tedaviyle birlikte uygulanır

Omurilik Felci Alanında Elektriksel Uyarım Yaklaşımı” Ne Sağlar?

Bu yöntem:

  • Omurilik hasarını tedavi ettiğini iddia etmez,
  • Ancak bazı hastalarda ayağa kalkma, adım atma benzeri işlevsel hareketlerin ortaya çıkmasına katkı sağlayabilir,
  • Hastanın yaşam kalitesini artırmayı hedefler